Fotoğrafçılık Sektörüne Nasıl Girdim?

MESLEĞE NASIL BAŞLADIM?

Her zaman fotoğraf çekmeyi çok sevmişimdir aynı zamanda poz vermeyide tabi. Gittiğim yerde ki hoş detayları yakalamayı, ileri de o fotoğraflara bakıp o günkü anılarım hakkında tatlı esintiler yaşamayı çok severdim. Bizler maalesef ki seneler içerisinde istemesekte bazı anları unutuyoruz. Fotoğraf makinesi ne güzel ne tatlı bir buluş ki bize o unuttuğumuz anları veriyor, o güne dair dökülüveriyor tüm güzellikler.

      Peki ben hangi noktada fotoğraf aşkımla iş arayışımı birleştirdim nasıl birleştirdim?

Gerek üniversiteye hazırlanırken gerekte 2 senelik üniversite hayatımda asla kendimi biryere ait hissedemiyordum. Hayalim dediğim bir meslek yoktu, okuduğum bölüme kendimi ait hissetmiyordum. Hiçbir şey için keşke demedim bu zamana kadar ama ilk keşkem daha önce nasıl fotoğraf çekmeye ve fotoğrafa daha çok yoğunlaşmadığım oldu.

Mezun oldum iş başvurusu yaptım fakat mülakatlarda birşeyi farkettim. İçten içe asla o işe alınmak istemiyordum. Sadece para kazanmak için masa başında saatler geçirmek istemiyordum. Masa başında çalışmanın kötü olmasından değil o işi yaparsam ben olmaktan çıkıcağım için sadece o masa başına sığamayacağım için. Bu kadar isteksiz olunca tabiki de iş bulamadım.

Ve benim için bir arayış süreci başladı. Yaparken saatlerin geçtiğini farketmediğim, yorgunluğumun bile batmayacağı bir iş. Kısaca yaşama sebebi arıyordum.

Vücudumda kelebeklerin pırpır etmesi lazımdı, o heyecanı bulmam lazımdı ve birgün fotoğrafçılarla ilgili belgesele denk geldim. Resmen büyülendim. Tamam dedim ben aradığım kelebekleri buldum. En çok vahşi yaşam fotoğrafçılığına hayran kaldım hele o fotoğrafçıların sabırları. Peki ya benim hangi alandan ilerlemem gerekiyordu, hangisiyle tamamen bütünleşirdim buna karar vermek kalmıştı geriye. 

    Öncelikle eğitimlerimi tamamladım sonra vahşi yaşam fotoğrafçılığına kalbimi bırakıp doğum-bebek fotoğrafçılığına tüm heyecanımla yöneldim. Doğum zaten tamamen mucizevi bir olay birde bu olaya şahit olup o an’ları, ilk kavuşmayı, ilk bakışı sonsuza dek kalıcı hale getirmek çok değerli bir şey. Ve gelelim çabuk büyüyen minicik pamuk hallerini zor hatırladığımız evlatlarımıza. O mis kokularını hep içimize çekmek, o masum yüzlerine gözümüzü kırpmadan hep bakmak isteriz ama ne yazık ki zaman çok hızlı geçiyor. Bazı anları maalesef siliniyor hafızamızdan. Bu noktada yine çok değerli bir noktaya ulaşıyor yenidoğan fotoğrafçılığı. Bizler çekiyoruz ve o minik, masum, pamuk halleri sonsuza kadar kalıcılığını koruyor. 

    İşte böyle oldu benim doğum ve bebek fotoğrafçılığıyla tanışmam ve böylece severek ve heyecanla Bursa’da Doğum – Yenidoğan – Bebek Fotoğrafçısı olarak hizmet vermeye başladım.  Soluksuz ilerliyeceğim bu yolda Bursa’da ki tüm minnakları keşfetmeyi hedefliyorum. İyi ki de tanışmışım ve bu sektöre giriş yapmışım. İlk çekimimde de ne kadar doğru bir tercih yaptığımı anladım zaten. Onuda bir sonra ki bloğumda anlatayım size. Görüşmek üzere kocaman kocaman kalpler gönderiyorum sizlere.

https://www.instagram.com/minnakphotography

https://tr.pinterest.com/minnakphotography/

https://www.linkedin.com/in/minnakphotography/

MİNNAK PHOTOGRAPHY

Betül NUREDDİNOĞLU

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bize Ulaşın
Bize Yazın
Merhaba,
Yardımcı olabilir misiniz ?